Ana Sayfa İletişim Site Haritası
İSTANBUL PROTOKOLÜ HAYATA NASIL GEÇER?

İstanbul Protokolü  hayata nasıl geçer?

İstanbul Protokolü  hayata nasıl geçer?

Bunu cevaplamak   iddialı bir iÅŸ. Ancak gecenin bir yarısı aklıma takıldı;   hekim olarak üstüme ve meslektaÅŸlarımla üstümüze neler düştüğünü düşündüm. Elimden geldiÄŸince  toparlamaya çalıştım. Katkılarınıza , eleÅŸtirilerinize açık bir sayfa. Ve tabi ki   amatörce kiÅŸisel bir çalışma. En iyi yanı ise tarafsız ve iyi niyetli olması. Belki aklıma geldikçe eklemeler de yaparım.....

Bakalım neler yazmışım:

 

İSTANBUL PROTOKOLÜ   HAYATA NASIL GEÇER?

İstanbul Protokolü siyasi bir görüş, siyasi bir tavır olarak ele alınmamalı ki  tüm hekimlerin, tüm savcı ve hakimlerin, kolluk kuvvetlerinin   desteÄŸini alabilsin.

Olayın rapor veren  kiÅŸileri olarak; bu protokolü ortaya çıkaran meslek grubu; hekimler  olarak bize neler düşer:

 

Teorisyenler gönüllü olarak sahaya inmeli; hiç müdahalede bulunmadan bir müddet izleyici olmalı.
 
Çünkü bir üniversitede Ã¶ÄŸretim üyesi olup adli rapor vermek;
Adli tıp kurumunda adli rapor vermek;
Gündüz adli tıp uzmanı olarak adli rapor vermek ile ;
GECENİN BİR YARISI   ACİL SERVİSTE YA DA UZAK BİR KÖYÜN SAÄžLIK OCAÄžINDA ADLİ RAPOR VERMEK ÇOK FARKLI.
Ve sözü edilen mekanlarda karşılaşılan tavır da çok farklıdır.
 
Gönüllü eÄŸitmenler ile eÄŸitim almak isteyen hekimlere konu anlatılmalı. Bu eÄŸitimler konuyu  içselleÅŸtirme amaçlı olup Ã¶zet ÅŸeklinde olabilir.
(İçerik bilinse bile uygulanmıyor.)
 
İstanbul Protokolü baÄŸlamında kolluk kuvvetleri ya da adli makamlar   asla öteki olarak görülmemeli eÄŸitimlerine katkı verilmeye çalışılmalı. Protokolün ortağı oldukları her koÅŸulda anlatılmalıdır. Bu birebir iliÅŸkilerde ve kurumsal baÄŸlamda olmalıdır.
Eğitim için zaman beklenmez her fırsat değerlendirilir ilkesi güdülmeli.
Mesela giriÅŸ raporu için hastayı  getiren güvenlik görevlisine hastayı soymanın  kendisini  de olası iddialara karşı koruduÄŸunu açıklamalı.  
 
Fırsat buldukça; hata gördükçe meslektaÅŸlarımız   eÄŸitim alan bizler tarafından dostça, arkadaşça uyarılmalı; konunun insani, hukuksal ve kurumsal önemi hatırlatılmalı.
Ancak bunu yapabilmek için önce bizler konuya sahip çıkmalı;   doÄŸru ve adil, kitaba uygun rapor verme; hasta muayene etme sistemini geliÅŸtirmeye çalışmalıyız.
 
En kısa sürede resmi denetleme grupları kurularak; rapor verilen kurumlardaki   koÅŸullar kontrol edilmeli.  Gerekirse ayrılmış olan odalara vazgeçilemez İstanbul Protokolü koÅŸullarını içeren Ã¶zet levhalar asılmalıdır.
 
 

        İSTANBUL PROTOKOLÜ
Hastanın fotoÄŸraflı kimliÄŸi getirilmelidir.
Hekim ve hasta yalnız kalmalıdır.
Hekim hastasına gerekli vakti ayırıp; özen göstermelidir.
Hekim   hastasının tüm vücudunu muayene etmelidir.
Hastanın sadece fiziksel bulguları deÄŸil ruhsal bulguları da göz önüne alınmalıdır.
GiriÅŸ raporu kapalı zarf içinde teslim edilmelidir.
Çıkış raporu saÄŸlık kuruluÅŸu tarafından savcılığa iletilmelidir.
Gerek  görüşme gerek muayene esnasında hastanın onayı ÅŸarttır.
Hastanın onay vermediÄŸi durumlarda imzasını  alarak deftere not düşülmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
 

 
İstanbul Protokolü Ã§erçevesinde davranan hekimler olarak;   dünya olaylarına; ülkemizdeki olaylara duyarlı olduÄŸumuz kadar; adli makamlar ve temsilcileri ile olan iletiÅŸimimizde de  resmi dili asla bırakmamalı; kibar ölçülü ve  mümkün olduÄŸunca sabırla açıklayıcı olmalıyız.
Kararlı olmak Ã¶fkeyi, tersliÄŸi gerektirmez.
Hekim olarak;  gecenin bir yarısı görev yapan; bizim gibi zor koÅŸullarda yaÅŸayan; ve kendisine öğretileni doÄŸru gösterileni yapmaya çalışan kolluk kuvvetlerini de anlamaya çalışmalıyız. Amacımız gerilim, didiÅŸme deÄŸil doÄŸruyu bu ülkenin tüm insanları için uygulayabilmek.
Sonuç olarak ülkemizin koşulları hepimiz için aynıdır
Kararlılık kabalık olmadığı gibi; ciddiyet de asık surat deÄŸildir.
Kararlılık tavırdır; tutarlı davranıştır.
 
En kısa sürede tüm hekimler için danışma hatları kurulmalı;  24 saat hizmet vermesi   saÄŸlanmalı.
Temel kuralları, pratik bilgileri içeren küçük elkitapçıkları basılmalıdır..
 
Danışma hatlarının yanı sıra; sıkıntı yaÅŸayabilecek saha hekimleri için ayrı bir hat kurulup   gerekirse sıkıntı yaÅŸanan birimle konuÅŸabilmeli; açıklama ve çözüm için yardımcı olmalıdır.
 
Tabip Odaları bünyesinde konu ile ilgili birimler kurulmalı Ä°stanbul Protokolü eÄŸitim programları içine alınmalıdır.
 
 
 
Yorumlar
1 
Sayfa (1/1)
SAYIN NECDET KÖK' E CEVAP YONCA AYAS 2010-02-19 17:11:33
Sevgili Necedet Kök; Ben şöyle bir toparlamaya çalıştım. Güzel sözleriniz için teşekkürler. Tabi ki kimlik için alternatifler mevcut bunu biliyorum. Ama bu hiç bir zaman kimliksiz olabilir fikrini vermemelidir. Sözünü ettiğimiz alternatifler kimlik kesinlikle bulunamadığı zaman yapılması gerekenlerdir. Çünkü sahada çalışırken gördüm ki kişilerin kimliksiz getirlmesi ve de bu şekilde muayenesi söz konusudur; geleneksel hale gelmiştir. Bu durum farklı zamanlarda aklıma gelen (ki sonra yazmaya çalışacağım) bazı riskleri taşıyor. O nedenle ideali yakalmaya çalışmalıyız. Teorisyenler kısmına gelince : Bunu yazarken sizi , beni ve tüm eğitimcileri kastetmiştim; belli bir grubu değil. Mesela şu anda ben acil servis görevim bittiği için sahadan uzağım.Bu zaman içinde hem beni köreltir; hem de ilişki kopukluğu olur. Gönüllü isek sahada çalışan bazı arkadaşlarımıza sürekli eğitim ve danışmanlık da yapmalıyız. Katkınıza teşekkürlerimle.....
Malum Necdet Kök 2010-02-03 19:57:36
Merhaba Dr. Yonca Hanım, yazınızdaki iyiniyet ve katkıda bulunma çabanızdan kuşku duymuyorum. Katılmadığım noktalar: 1."Hastanın fotoğraflı kimliği getirilmelidir." Bu durumun gereğindeki alternatifler defaten dile getirildi. 2. "Teorisyenler gönüllü olarak sahaya inmeli; hiç müdahalede bulunmadan bir müddet izleyici olmalı." Teorisyenler diye, Olimpos'un zirvesinde oturan bir grup olduğunu zannetmiyorum; olsa olsa deneyimlerini bize aktaran, mesleki ve özel yaşamının önemli bir kısmını bu hümanist ülkü için adamış bazı değerli meslektaşlarımız vardır; onlar da sahanın çamuruna ve tozuna bulanmış duruda gördüğüm kadarıyla. Her hekim hem teorisyen hem pratisyendir bence. Bunun dışındaki tüm katkılarınız ve emekleriniz ülkemiz için teşekküre değer. Saygılarımla Necdet Kök
1 
Sayfa (1/1)
Yeni Yorum
(*) İsim :
(*) E-Posta :
(*) Konu :
Yorum
Güvenlik Kodu :
Resimde gördüğünüz güvenlik kodunu giriniz (5 hane)
This is a captcha-picture. It is used to prevent mass-access by robots. (see: www.captcha.net)